KENDİNE İYİ BAK... 

Kenine iyi bak bir veda değil elveda cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok
daha fazlasını gizler içinde.
Kendine iyi bak çünkü bundan sonra ben yanında olmıcam, olamıcam, istesemde,
istemesemde.
Sevdim bir zamanlar seni hala seviyorum ve benden sonrada mutlu olmanı istiyorum.
Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum, kendine iyi bak çünkü bundan
sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmıcam...
Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü bende seni düşünmeyeceğim artık.. Arama
sakın beni, yazma çünkü ben yazmıcam..
Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim fakat yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler
hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum ve ben bir daha dönmemek üzere
gidiyorum..
Kendine iyi bak aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi
tercih ederim.. Aslında bilmem çok önemli de değil iyi olduğunu varsayıcam...
Seni bir daha görmemek üzere gidiyorum.. Seni kendinle baş başa yapayalnız bırakıyorum
biliyorum kendini bırakıcaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum.. Aslına
bakarsan çok fazla umursamıyorum...
Kendine iyi bak derler ve giderler, tutkuyla sevenler bazen birden fazla söylerler
bunu. Çünkü onlari ayırmak eti tırnaktan ayırmak gibidir.. Kolay kolay kopamaz
onlar.
Süreç çok acı vericidir, yürek parçalayıcıdır.... Her seferinde azalan umutlarla
geri döner ve yine kendine iyi bak gözleriyle ayrılırlar.. Ta ki umutta, sevgide
tükeninceye kadar, ta ki son elvada mezar sessizliğine bürününceye kadar..
Tutkunun ötesinde sevenler bir kez kendine iyi bak derler ve giderler...
Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler...
Kendine iyi bak derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok hiç bir zaman
olamaz derler ve giderler.. En büyük ihanet değilmidir aslında seni seveni,
ihtiyacı olani yüz üstü bırakıp gitmek..
Kendine iyi bak derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler, seni
parçalara ayırıp en büyük parçayı yanında alıp giderler, seni senden alıp giderler..
Daha kötüsü suçlayamazsın onları bunlar için.. Kendine iyi bak deyip gidenin
geçerli bir nedeni vardır elbet suçlatmaz kendini... Savaşmadıkları için kızarsın
ama suçlayamazsın, savaşmışlarsa yenildikleri için kızarsın yine suçlayamazsın.
Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni..
Kendien iyi bak derler ve giderler... Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini
alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride birde hatırladıkça göz yaşlarına
boğulasın diye unutulmayan nağmeler...
Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalniz kalmışsan. Çünkü insafsızlıklarını
görmek istemezler.. Herşey o saniye bitsin kapansın bu sayfa isterler, bitti
diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Seni istemiyorum artık, hayatımdan
çıkarıcam ama bilki hiç unutamıcam diyemedikleri için kendine bak derler. Biliyorum
çok kanıcaksın ama daha iyisini yapamıyorum diyemedikleri için kendine iyi bak
derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler. Çünkü o kan uzun
süre akıcaktır ve o yara asla kapanmıcaktır..
Bilirler, kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman, kendine iyi bak deme bana.
Sadece kötülükler noktalansın isterim ben, oysa sen kötü değilsin; sen gözümdeki
ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçsin, sen hayatıma renk katan,
sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen
dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin.
Kendine iyi bak deme bana nokta koyma, keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler,
keşke affedebilsen beni, keşke bende seni affedebilsem. Keşke döndürebilsek
zamanı geriye, nafile ama yinede gitmesen olmazmı, bitmesek olmazmı, sen eksikken
ben nasıl tam olurum, senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak aramıza
giren şeytanla olmazmı?
Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı,
Hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi,
Hani sevgi eninde sonunda kazanırdı,
Hani hayatta kirlenmeyecek değerler vardı,
Hani en büyük zaferler en kanlı savaşların ardında kazanılırdı..
Bunların hepsi yalanmı? Sahiden gitmesen olmazmı, bitmesek olmazmı?
Peki o zaman... Senin istediğin gibi olsun...
Öyleyse...Sen de "Kendine İyi Bak."